- Bu makale tümüyle Oxford University Press tarafından hazırlanan “English for Academic Purposes – 7 Myths and Realities” adlı makaleden alınmış ve Kamil Sina Tekoğlu tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir. Orijinal kaynak için makalenin sonunda bulunan linke tıklayabilirsiniz
Akademik İngilizce öğrenmek İngilizce öğretiminin en hızlı büyüyen alanlarından biri. Bu nedenle akademik İngilizce’yle ilgili birkaç mitle ve yanlış anlaşılmayla karşı karşıya gelmiş olabilirsiniz. Akademik İngilizce yavan ve sıkıcı, değil mi? Aslında, hayır. Gelin bunların neler olduğuna bakıp neden yanlış olduklarını inceleyelim.
1- Akademik İngilizce Yavan, Ciddi ve Sıkıcıdır
Ciddi olduğu kesin ama yavan veya sıkıcı olmak zorunda değil. Seçtiğiniz konu üstüne çalışmak sıkıcı mı veya alanları üstüne konuşan insanların sıkıcı olduğunu mu düşünüyorsunuz? EAP (English for Academic Purposes) ciddi bir alan çünkü Akademik İngilizce’nin temelinde yeni fikirler araştırmak ve kazanmak, yeni bağlantılar kurmak ve fikirleri yeni insanlarla paylaşmak yatar. Bu yüzden iletişim kurmak EAP’nin kalbidir ve bir EAP sınıfının bunu yansıtması gerekir. Genel İngilizce derslerinin aksine EAP’de iletişim genellikle writing (yazma) üzerine bir alan bu yüzden reading (okuma) ve writing bir hayli önemli. Speaking ve Listening (Konuşma ve Dinleme) ise genellikle formal şekilde dersler ve seminerlerde kullanılıyor.
2- Akademik İngilizce Öznel Değil Nesneldir
Bu belki de en çok tekrar eden önermelerden biri ancak bir hayli yanıltıcı olduğunu söylemeliyiz. Nesnellik gerçeklerle ilgilidir. Tabii ki gerçekler hayati ve önemli ancak tek başına yeterli değil. Üniversite diplomasının amacı yalnızca gerçekleri öğrenmek ve öğretmek değildir. Gerçekleri anlamlandırmak için onları yorumlamak ve değerlendirmek zorundayız. İşte bunlar öznel süreçlerdir. Öznellik, birisinin aynı fikre veya kanıta verebileceği farklı bir tepki gibi kişinin kendisiyle ve tepkileriyle ilgilidir. Akademik hayatta birçok sonuca kişisel değerlerimizin ve tepkilerimizin de etkisiyle ulaşırız ve bulduğumuz sonuçlarda kendi yargılarımızın da etkisi vardır. Bu yüzden akademik İngilizce de birçok öznel durum ve süreç içinden geçer.
3- Akademik İngilizce Temelde IELTS’tir
Hayır. Birçok İngilizce öğretmeni ve akademisyen genel İngilizce’den akademik İngilizce’ye uzanan bir skalada IELTS’i genel İngilizce’ye yakın bir yere konumlandırıyor. Zaten IELTS resmi olarak da akademik bir değerlendirme için hazırlanmış bir sınav değil ve IELTS’in bölümleri -özellikle okuma ve yazma kısımları- EAP için gereken derinliğe sahip değil.
4- EAP öğretmek, Konu bilgisi ve İçerik Öğretmektir
Gerçekte, EAP’nin amacı İngilizce aracılığıyla üniversitede eğitim görmeyi planlayan (veya zaten okuyan) öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu ihtiyaçlar dil, dört beceri ve eleştirel düşünme dahil olmak üzere çalışma becerileri etrafında şekillenir. EAP’nin odak noktası, Muhasebeden Zoolojiye kadar herhangi bir belirli konunun bilgisi veya özel dili değil, her disiplini kapsayabilecek temel beceriler ve genel dildir. Eğer dili öğretirken konu bilgisi de öğretiyorsanız bu İçerik ve Dil Entegre Öğrenme (CLIL) olarak adlandırılır.
5- EAP Kelime Dağarcığına, Konuya Özgü Kelimelere ve Bilimsel terimler ile Kavramlara Odaklanmak Demektir
Dördüncü örnekte söylediğimiz gibi birçok EAP konusu terimleri veya kavramları öğretmekle pek ilgili değildir ve konuya ait kelimeleri öğrenmek dediğimiz gibi İngilizce’nin başka bir alanıdır. EAP’nin içeriği ve özü tüm akademik çalışmaların ortak dilini ve jargonunu içeriyor yani. Bir akademik İngilizce öğretmeninin görevi ise öğrencinin kademeli şekilde akademik metin üretme ve analiz etme yeteneğini geliştirerek akademik metinleri analiz etmek ve hangi yapıların neden kullanıldığını açıklamaktır. Burada metinleri ve metinlerde anlatılmak isteneni parçalar halinde teker teker incelemek akademik İngilizce’nin bir diğer yapı taşıdır ve bunu yaparken terimlere pek girmeyiz.
6- İngilizce Eğitim Veren Bir Üniversitede Okumak İçin Çok Yüksek Bir İngilizce Seviyesine Sahip Olmanız Gerekir
Hayır, çok yüksek bir İngilizce seviyesine sahip olmanız gerekmez. Hatta öğrencilerin çok C2 seviyesine ulaşır. Bir öğrencinin akademik İngilizce eğitimine başlaması için genellikle B2 (upper intermediate) veya C1 (advanced) seviyesine olmasını bekleriz. Bu değişkenlik gösterse de birçok kişinin beklediği kadar yüksek değil.

